GET OFFER TR
Mandatory Mediator in Landlord and Tenant Dispute
Mandatory Mediator in Landlord and Tenant Disputes to Reduce the Burden of Jurisdiction

Due to the high rent increase in recent years, there have been many legal conflicts between landlords and tenants, and these disputes add a new one to landlord-tenant cases. When the parties apply to the court to solve the problem, it takes up to 2 years due to the length of the litigation process. Disputes that arise, especially in tenancy cases, create intensity in the courts. For this reason, the mediation system will come into play to offer the parties a quick and effective solution.

According to the new regulation, starting from September 1, it will not be possible to file a lawsuit in rental cases without applying to a mediator.

The Law on the Enforcement and Bankruptcy Law and the Law on Amendments to Certain Laws, which was approved in the General Assembly of the Grand National Assembly of Turkey on 28 March, includes new regulations in the judiciary. Within the scope of this regulation, disputes arising from the rental relationship are included in the mediation process as a condition of litigation. The amendment will take effect on September 1, and tenants and landlords will not be able to file a lawsuit before applying to a mediator.

Even if a lawsuit is filed, the upper limit will not exceed 25 percent.

Minister of Justice Tunç stated that the increase in rental contracts cannot exceed 25 percent and that situations that do not comply with this limit may lead to legal disputes. Emphasizing that tenants have the right not to accept an increase of more than 25 percent, Minister Tunç said that landlords also have the right to initiate the legal eviction process. Stating that the eviction situation of the tenants who do not pay the 25 percent increase has already been specified in the law, Minister Tunç stated that it is not possible to prevent such situations.

Mediation will also save money

Evaluating the mediation system, Lawyer Elçin Bazu said that this method saves both money and time. Stating that the fee paid during the mediation process is much lower than the costs incurred in the trial phase, Bazu stated that when the expenses such as the expert report, fees, verdict, and attorney's fee are taken into account, a significant amount emerges. He emphasized that in the mediation system, the costs are determined equally by the parties or according to the agreement, while in the court processes, the costs are covered by the person who lost the case.

1.8.2023

12 Mayıs 2023 tarihinde yayımlanan 32188 sayılı “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” kararlarını sizler için inceledik. Yönetmeliğe yeni eklenen fıkra ve bentlere göre yeni kararları aşağıdaki gibi özetledik. Yönetmelik değişikliğine göre;

İçerisinde konut yer alan binaların zemin katlarında konut dışı fonksiyonların yapılabilmesi için; bu fonksiyonların yer aldığı zemin kat yüksekliğinin 4.50 metreden az olması, yapının tasarımında Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin ekinde yer alan A12, A13, A14 veya A15 tipi taşıyıcı sistemlerin kullanılması, kısa kolon oluşturulmaması, asma kat ve binada kapalı çıkma yapılmaması şartlarının tamamının sağlanması zorunludur. 
İçerisinde konut yer alan zemin hariç 4 kat ve üzeri binalarda kapalı çıkma yapılamaz. Ancak;
a) Kapalı çıkma yapılamaması nedeniyle parselin plan ve bu Yönetmelikle verilen emsal haklarının kullanılamadığı durumlarda; arka bahçe mesafesi 2 metrenin altına düşmemek kaydı ile arka bahçeye en fazla 1 metre taşacak şekilde, sadece kolon ve/veya perdelerden (bunların zemin altında temele kadar devam eden bölümleri dahil) oluşan kapalı çıkmasız bina uygulamalarında, belirtilen taşıyıcı sistemin çevrelediği alan bahçe mesafesi ve taban alanı ihlali sayılmaz. 
b) Emsal haklarının bu şekilde dahi tamamen kullanılamaması halinde, parselin yol sınırlarına 4 metreden fazla yaklaşmamak kaydı ile ön bahçeye en fazla 1 metre taşacak şekilde aynı uygulamaya müsaade edilir. 
c) Bu alanın hiçbir kenarı duvar veya herhangi bir malzeme ile kapatılmaz ve bahçe niteliği ortadan kaldırılamaz. Bu fıkra kapsamındaki uygulamalarda hiçbir şekilde çıkmalı olarak tasarlanmış olan binaya göre emsal artışı sağlanamaz. Zemin+4 katı geçmeyen binalarda ise kapalı çıkma yapılması durumunda; çıkmayı teşkil eden konsolun mesnetlendiği/bağlantılı olduğu kolonların, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin eki Esasların 7.5.1 maddesinin (a) bendi kriterlerine uygun kirişler ile birbirine bağlanması suretiyle çerçeve teşkil edilmesi zorunludur.
Bitişik nizam parsellerde bitişik yapılacak olan binaların arasında Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği gereği bırakılması gereken deprem derz boşluğu kadar mesafenin parsel sınırından itibaren bırakılması zorunludur. Bu boşluğun dışarı bakan tüm cepheleri, yapıların salınım yapmasına engel olmayacak şekilde hafif malzemeler ile bina boyunca kapatılarak can ve mal güvenliği temin edilir.
Güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin yapı inşaat alan hesabında, fotovoltaik panelleri taşımak amacıyla yapılan çerçeve/konstrüksiyon imalatının dış ölçüleri içinde kalan alanın yatay izdüşümü dikkate alınır.
Yapıların temel ve/veya bodrum katlarının inşaatı sırasında açılacak kazı çukurlarının stabilitesinin sağlanması amacıyla düzenlenen destek yapılarının tasarımı ve uygulanmasında Kazı Destek Yapıları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uyulur, kazı destek yapısı ve/veya çevre yapılar izlenir.
İlgili mevzuatı uyarınca toplanma alanı olarak belirlenmiş olan park, bahçe ve meydanlarda, bu maddede (Madde 19) belirtilen yapılaşma koşulları içerisinde kalmak kaydı ile gerekli tuvalet, lavabo ve mescit yapılmasında idareler yetkili ve sorumludur.
Devletin güvenlik ve emniyeti bakımından gizlilik arz eden yapılar özel kanunlar kapsamında kalan alanlarda yapılacaklar hariç olmak üzere; yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması amaçlandı. Nüfusu 50 binden fazla olan belediyelerde yapılacak kamu yapılarının mimari proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin mimarlık bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mimar olarak en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m2, en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve üniversitelerin mimarlık ana bilim dalında tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan mimarlar için bu fıkrada belirtilen asgari hizmet süresi ile proje yapımına dair kriterlerin yarısının sağlanması yeterlidir. Bu kapsamda hazırlanan mimari projelerin yöresel mimariye uygun olarak tasarlanması, yapının kullanım fonksiyonunu azami ölçüde yansıtacak mimari öğeler içermesi, giriş cephelerinin binanın kullanım fonksiyonunu öne çıkaran, kolay algılanabilir şekilde tasarlanması ve bu amaçla bina ön cephelerinde cephe ve çatı ile uyumlu olacak şekilde sundurma, portik veya kolonad/sütun benzeri tasarımlarla girişin vurgulanması, cephe tasarımına derinlik kazandırılması, ön bahçelerinde teras, merdiven, rampa ve kot farkı gibi düzenlemeler ile davetkâr bir etki sağlanması gerekir. Ayrıca mimari projenin varsa yapının bulunduğu cadde veya sokakta yer alan ve mimari estetik komisyonunca belirlenmiş olan referans bina cephesindeki mimari öğelere uyumlu olacak şekilde tasarlanması, referans bina bulunmaması halinde sokak silüeti ile uyumlu olarak tasarlanması gerekir.
Zemin kat hariç olmak üzere 5 ila 7 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m2, en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.
Zemin kat hariç 8 ila 15 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; 5 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (b) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 15 bin m2, en az 6 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.
Zemin kat hariç 15 kat üzeri binaların statik proje müellifliği; 7 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 20.000 m2, en az 8 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden yapı ana bilim dalında veya deprem mühendisliği alanında lisansüstü eğitim yapmış inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir.
Bu bendin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (ç) bendine göre istenen hizmet süresi ve iş deneyimi şartlarını sağlamış olan inşaat mühendisleri için ayrıca lisansüstü eğitim yapmış olma koşulu aranmaz.
Yüksekliği 30.50 metreyi geçen konutlar ile inşaat alanı 2.000 m2’yi geçen kamu binalarının mekanik tesisat proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin ilgili mühendislik bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m2 ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir.
Yüksekliği 51.50 metreyi geçen tüm binalar ile yapı inşaat alanı 30.000 m2’yi geçen umumun kullanımına mahsus binaların mekanik tesisat proje müellifliği ise; en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış ve yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m2 ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir.
Komisyon ayrıca, 57 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kalan mimari projeleri; mezkur bentte belirtilen kriterlere uygunluk bakımından inceler. Bu kapsamda komisyon referans bina belirlemeye ve bu amaçlarla projelerde değişiklik talep etmeye yetkilidir. Bu kapsamdaki projeler, komisyon tarafından en geç on iş günü içinde incelenir. Kabul, ret veya belirtilen düzeltmeler yapılmak kaydıyla kabul şeklinde kararlar alınabileceği gibi projelerin tadil edilmesi ve incelenmek üzere tekrar komisyona sunulması yönünde ara karar da alınabilir. Komisyonca alınan nihai kararlar idarenin yapı ruhsatı düzenlemeye yetkili birimine bildirilir.
Mimari Estetik Komisyonu, 51.50 metreyi geçen tüm binalar ile yapı inşaat alanı 30.000 m2’yi geçen kamu binalarının reklam yüzeyi olarak kullanılabilecek binaları ve bunların cephelerine ilişkin de karar alabilir.

gibi kararlar eklenmiştir. Ayrıca bazı bent ve fıkralar aşağıdaki gibi değişmiştir:

“9 kata kadar (9 kat dâhil) inşaata müsait yerlerde bitişik nizamda 9 metreden, blok başlarında yan bahçe mesafeleri toplamı + 9 metreden, ayrık nizamda ise yan bahçe mesafeleri toplamı + 9 metreden az olamaz.” kararı “5 kattan 9 kata kadar (9 kat dahil) inşaata müsait yerlerde parsel genişliğine ilave her kat için 60 santimetre eklenmek suretiyle bulunan genişlikten az olamaz.” Şeklinde değiştirilmiştir.
“5000 ve üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda %3’ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak ve tek binada olmak kaydıyla trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu ile aile sağlığı merkezi, beton veya betonarme temel içermeyen, ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun yürüyüş ve koşu parkuru, 2500 m2 üzeri parklarda parkın işlevini bozmayacak şekilde, açık alanları dâhil taban alanları (2) numaralı alt bentte belirtilenlerle birlikte toplamda % 3’ü geçmemek, muvakkat yapı ölçülerini aşmamak kaydıyla kamuya ait aile sağlığı merkezi yapılabilir.” Kararındaki %3 oranı %5 olarak değiştirilmiştir.
“İlgili idareler, gerekmesi halinde ilgili kamu kuruluşlarının da katılımıyla, uzmanlardan oluşan mimari estetik komisyonları kurar. Komisyon idare bünyesindeki en az biri mimar olmak üzere inşaat mühendisi, peyzaj mimarı, sanat tarihçisi, şehir plancısı ve harita mühendisinden oluşur.” kararı “İlgili idareler, gerekmesi halinde üniversitelerin ve ilgili kamu kuruluşlarının da katılımıyla, uzmanlardan oluşan mimari estetik komisyonları kurar. Komisyon en az ikisi mimar olmak üzere; kalan üç üye mimar, inşaat mühendisi, peyzaj mimarı, sanat tarihçisi, şehir plancısı, harita mühendisi unvanlarındaki meslek disiplinlerinden seçilerek oluşturulur. Komisyon başkanı, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında veya üniversitelerin mimarlık bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mimarlardan kendine ait bürosunda en az 5 yıl hizmeti bulunan veya mimarlık ana bilim dalında tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan mimar olmak zorundadır.” şeklinde değiştirilmiştir.

12.5.2023

Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Kararname
24 Şubat 2023 tarihinde Resmi Gazete'de "Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" yayımlandı. 

Kararnameyi sizler için aşağıdaki gibi özetledik:

- Afet Bölgesi olarak kabul edilen yerlerde geçici veya kesin iskân alanları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca resen belirlenerek ilgili kurumlara bildirilir.

- Bu belirlemede gereklilik halinde Mera ve Orman alanları da kullanılabilir. Vasıf değişikliği yapılan yerler Hazine adına tescil olunur.

- Afet bölgesinde dava süreci devam edenlerle kesinleşen ancak henüz tapuya tescil edilmemiş yerler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı talebine istinaden kurum görüşü alınmaksızın hazine adına tescil edilir.

- Köy ve kentlerde belirlenen kesin iskân alanlarında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak plan ve imar uygulamaları beklenilmeksizin jeolojik etüt raporu ve zemin etüdü doğrultusunda Bakanlıkça onaylanan vaziyet planı ve düzenlenecek yapı ruhsatına göre uygulama yapılır. Bu alanlarda, İmar Kanunu kapsamındaki askı, ilan ve itiraz süreçleri uygulanmaz.

- Bu alanlarda taşınmaz mülkiyeti veya imar hakları kısmen veya tamamen başka bir alana aktarılabilir. Bu işlemler nedeniyle herhangi bir ad altında ücret alınmaz.

- Geçici veya kesin iskan alanlarında İhale Kanunu gereğince kiraya verilen mesire yerleri, orman parkları, taşınmazlara ilişkin kiralama sözleşmeleri, Mera Kanunu kapsamında henüz Hazine adına tescil edilmeyen alanların tahsis amacı değişiklikleri ve Turizm Teşvik Kanunu kapsamında verilen tahsis alanları ilgisine göre resen iptal edilmiş veya feshedilmiş sayılır.

- Maden Kanunu kapsamında düzenlenen ihalelere ilişkin ruhsatlar hariç belirlenen geçici veya kesin iskân alanlarına denk gelen maden ruhsat sahalarının girişimli kısmı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kararıyla kısaltılır. İskân alanlarını ruhsatın tamamını kapsaması halinde maden ruhsatı resen iptal edilmiş sayılır.

- Geçici veya kesin iskân alanlarında kamu kurum ve kuruluş veya özel mülkiyete tabi olan taşınmazlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı acele kamulaştırma kararı alınabilir. Kamulaştırma işlemleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülür.

- Hazine adına tescil edilen taşınmazlar için kıymet takdiri, tescil tarihinden en geç bir ay içinde lisanslı gayrimenkul değerleme kuruluşları tarafından yapılır.  Belirlenen değer Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya TOKİ Başkanlığı tarafından asliye mahkemesine sunularak maliklere ödenmek üzere bankaya yatırılır. Yatırılan bedel üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılır ve hak sahibine varsa nemalarıyla birlikte ödenir.

- Taşınmaz tescilinden önceki tapu kaydında yer alan tüm yasaklayıcı ve kısıtlayıcı şerhler taşınmazın bedeli üzerinde devam eder. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının veya TOKİ Başkanlığının talebi üzerine hak ve şerhler resen terkin edilir.

- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı altyapı ve üstyapı dahil her türlü inşaat yapmaya veya yaptırmaya, arsa paylarını belirlemeye, cins değişikliği yapmaya, kat irtifakı, kat mülkiyeti kurmaya yetkilidir.

- Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından konut, işyeri ve altyapı tesisleri ile bunlar için gerekli her tür ölçekte harita, etüt, proje, imar planı, parselasyon gibi mühendislik hizmetleri yaptırılabilir ya da hak sahibi olanlara verilmek üzere yapılan konut ve işyerleri ilgili idarelerden satın alınabilir. Bu kapsamda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ilgili idarelere ve iştiraklerine kaynak aktarımı yapabilir.

- Yerli veya yabancı kişiler, kurum ve kuruluşlar afet bölgesindeki konut ve işyeri ihtiyacını karşılamak ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına hibe edilmek üzere uygun koşullarda konut ve işyeri yaptırabilir.

- Bu alanlardaki altyapı (doğalgaz, elektrik, su, atık su ve arıtma tesisleri, iletişim vb.) yatırımları üst yapı imalatları tamamlanıncaya kadar ilgili kurum, kuruluş ve dağıtım şirketleri tarafından öncelikle tamamlanır.

- Afet bölgesinden çıkan yıkıntı atıkları çevrenin korunmasına ilişkin önlemler alınmak kaydıyla valilikçe belirlenen alanlarda toplanır. Atıklar geri dönüşüme tabi tutulmak suretiyle üst yapı yatırımlarında kullanılabilirler.

- Bu iş ve işlemlerde kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan kaynağın temini amacıyla ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştirakleri ile döner sermaye işletmeleri arasında Bakanlık onayıyla ilgili idare bütçesine gider kaydedilmek suretiyle kaynak aktarımı yapılabilir.

- Personel görevlendirilmesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca gerçekleştirilir.

İlgili kararnameye buradan ulaşabilirsiniz.

24.2.2023

30.11.2022

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan “Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 22 Ekim 2020 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Organize sanayi bölgelerinin kuruluşu, yapımı ve işletilmesi ile OSB Üst Kuruluşunun kuruluş faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen ‘Organize Sanayi Bölgeleri, Uygulama Yönetmeliği’ 2 Şubat 2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Sanayi parsellerinde emsal değerinin hesaplanmasında değişiklik yapılmasını kapsayan ‘Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ 22.10.2020 tarihinde resmi gazetede yayımlandı. Yönetmelik ile OSB Uygulama Yönetmeliğinde bazı farklılıklara gidildi.

OSB genel kurullarına Sanayi ve Teknoloji bakanlığı il müdürlüklerinde görevli personeller de katılabilecek.

Olağan ve olağanüstü genel kurulda genel müdürlük tarafından görevlendirilen en az bir bakanlık temsilcisi bulunması fıkrasında yer alan genel müdürlük ibaresi yürürlükten kaldırılarak OSB genel kurullarına katılacak temsilcilerin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İl Müdürlüklerinde görevli personel arasından da belirlenebilmesine imkan sağlanmıştır.

Sanayi parselleri emsal değerinin hesaplanmasında değişikliğe gidilerek emsal tanımı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde yer aldığı biçimiyle değiştirildi. 

Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nde yer alan emsale ilişkin düzenlemeler güncellendi. Güncelleme ile birlikte yönetmelikte yer alan emsal tanımı, planlı alanlar imar yönetmeliğinde yer aldığı şekilde değiştirilerek sanayi parsellerinde yapı emsali belirlenirken çekme ve çatı katı ile kapalı çıkmalar dahil kullanılabilen bütün katların toplamının hesaplanacağı, bodrum katlar, asma kat, taban alanına dahil edilmeyen kullanımlar, yangın merdiveni ile yangın güvenlik holünün 6 metrekaresi, bodrum katlarda yapılan sığınak, bacalar, şaftlar, kömürlük, yakıt ve su depoları, jeneratör ve enerji odası, bahçede yapılan açık otoparklar ile bodrum veya çatıda yapılan zorunlu otoparklar, mescitlerin 300 m²’si, galeri ve atrium boşlukları ile 6 m²’yi geçmeyen bekçi kulübelerinin emsal hesabına dahil edilmeyeceği ve emsal harici bırakılan bodrum katlardan, zemin altı ilk bodrum kat haricindeki diğer bodrum katlarının ve asma katın toplamının parselin toplam emsale esas alanının %30’unu aşamayacağı belirtilmiştir. Sanayi parselleri haricinde kalan kullanımlarda Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümleri uygulanacaktır.

Değer artış payına ilişkin hükümler organize sanayi bölgelerinde uygulanmayacak.

Çevre ve Şehircilik bakanlığı tarafından hazırlanan, “İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Hakkında Yönetmelik” 15 Eylül 2020 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmişti. İlgili yönetmelikte yer alan imar planı değişikliği sonucu taşınmazda meydana gelecek değer artışının kamuya kazandırılmasını amaçlayan değer artış payına ilişkin hükümlerin OSB’lerde uygulanmayacağı belirtildi. 

İlgili yönetmeliğe bu adresten ulaşabilirsiniz.

16.12.2020

İmar planı değişikliği sonucu taşınmazda meydana gelecek değer artışının kamuya kazandırılmasını amaçlayan “değer artış payı” hakkındaki yönetmelik 15 Eylül 2020 tarihinde yayımlandı.                                    
                                                                           
3194 sayılı İmar Kanuna Ek 8. Madde 20.02.2020 tarihinde resmi gazetede yayımlanan “Coğrafi Bilgi Sistemleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un 12. Maddesi ile eklenmiş ve bu madde ile parsel bazında nüfus, yapı yoğunluğu ve kat adedi artırımı yapılamayacağı, sadece fonksiyon değişikliği yapılabileceği, taşınmaz maliklerinin tamamının talebi ile ada bazında yapılacak imar planı değişikliği ile değerinde artış olan arsanın artan değerinin tamamının değer artış payı olarak alınacağı belirtilmişti. 15 Eylül 2020 tarihinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan “İmar Planı Değişikliğine Dair Değer Artış Payı Hakkında Yönetmelik” ile de söz konusu düzenlemenin uygulama ve esasları belirlendi. 
 
En az bin metrekare ve üzeri yüzölçümüne sahip olan imar adalarında plan değişikliği yapılabilecek.

Yönetmelik ile plan bütünlüğünü ve sürekliliğini bozan, sosyal ve teknik altyapı dengesini sağlayamayan, yerleşmelerin özelliklerine uygun olmayan parsel bazında nüfusu, yapı yoğunluğunu ve kat adedini arttıran plan değişikliklerinin yapılamayacağı 1000 metrekare ve üzeri imar adalarında, tüm maliklerin talebi üzerine ada bazında imar planı değişikliği, parsel bazında ise fonksiyon değişikliği yapılabileceği ve bu durumun da değer artışına tabi olacağı belirtildi.
 
Değer artış payı, belirlendiği yılı izleyen yıldan itibaren her takvim yılı başında geçerli olmak üzere arttırılarak uygulanacak.

Yönetmelikte değer artış payı, uygulama imar planı olan yerlerde, taşınmazın meri plan koşullarındaki değer tespiti ile plan değişikliği sonrası değer tespiti arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır. Kıymet takdir komisyonu tarafından, Sermaye Piyasası Kanunu’na göre yetkili, en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından belirlenen değer artış payı değerlerin aritmetik ortalama değerinden az olmamak üzere belirlenecek. Değer artış payının, belirlendiği yılı izleyen yıldan itibaren her takvim yılı için yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı belirtildi.

Tapu müdürlüğüne şerh verilecek ve taşınmazın ilk satışında veya yapı ruhsat aşamasında değer artış payı yatırıldıktan sonra kaldırılacak.

İlgili idarece onaylanan imar planı değişikliği alan sınırları içerisinde kalan parseller, planlar askıya çıkarılmadan önce, plan değişikliği ilgili idare tarafından tapu müdürlüklerine bildirilip taşınmazın değer artışına tabi olduğu ve satışta değer artış payının ödeme durumunun sorgulanması gerektiğine ilişkin şerh konulmaktadır. Söz konusu şerh, taşınmazın ilk satışında veya yapı ruhsat aşamasında değer artış payı yatırıldıktan sonra kaldırılacaktır. Değer artış payı ödenmeyen, imar planı değişikliği yapılan taşınmaz için hiçbir koşulda satış izni verilmez, yapı ruhsatı düzenlenemez.

İlgili yönetmeliğe bu adresten ulaşabilirsiniz.

Değer artış payı rapor talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

14.10.2020